J-Plasma ( J-Plazma )

Günümüzde pek çok cerrahi ve cerrahi dışı vücut şekillendirme yöntemi bulunmaktadır. Cerrahi yöntemler oldukça uzun bir iyileşme süreci sunması açısından; cerrahi dışı yöntemler ise kalıcı etki göstermemesi açısından birçok dezavantaja sahiptir. Ancak J-Plasma yöntemi hem iyileşme süreci kısa ve konforlu hem de kalıcı özelliği bulunan yeni bir uygulamadır.     J-Plasma yeni jenerasyon vücut şekillendirme ve deri sıkılaştırma teknolojisidir. Özellikle zayıf ama derisi gevşek hastalarda sonuçlar son derece tatmin edicidir. Vücut şekillendirme operasyonlarında yağlar alındıktan sonra derisi çok gevşek kalacak hastalar için uygulanması gereken ideal bir yöntemdir. Bu teknoloji hem kolajen liflerini maksimum derecede kısaltır hem de yeni kolajen liflerinin oluşumunu sağlar.

  • J-Plasma minimal invaziv bir yöntem olması sebebi ile hem konforlu hem de iyileşme süreci kısa, en yeni jenerasyon, yüksek teknoloji vücut şekillendirme ve sıkılaştırma yöntemidir.
  • Her yaştan ve her cilt tipinden insana uygulanabilmesi, maksimum derecede güvenilir olması ve çok hızlı sonuçlar doğurması ile J-Plasma yöntemi son dönemde sıklıkla başvurulan cilt gençleştirme ve selülit tedavisinde en çok tercih edilen uygulamadır.

J- Plasma’ da radyofrekans enerjisi helyum gazı ile birleşir ve helyum gazının anti-aging amaçlı fibroblast uyarımı için idealize en yüksek gücünü ortaya çıkarır. Ortaya çıkan helyum plasma enerjisi ile deri altındaki ısı maksimuma çıkarak kolajen kontraksiyonu ve yeni kolajen uyarımı oluşturur. Fibroblast stimülasyonu için gerekli olana 65 ile 85 derece protein demir trapanları meydana gelir. Bu sayede kolajenler kısalır ve gençleşmiş bir cilt altı dokusu meydana gelir.

J-Plasmanın etkisi uzun zamanda çıkan kontrollü ısı hasarına bağlı iyileşme cevabının oluşturduğu yeni kolajen uyarımıdır. Diğer radyofrekans enerjilerinin sağladığı ısılardan farklı olarak cihaz cilt altı yağ ve bağ dokusunu 42 dereceden 85 dereceye deri yüzeyine zarar vermeden ısıtabilir. Cihazdaki yeni ve üstün teknoloji cihazın sağladığı enerjinin doku dirençlerine yenilip kısa sürede azalmasına neden olmaz.

J-Plasma uygulaması sırasında kullanılan teknoloji cilt altı ısının 80-85 dereceye ulaştığı halde deri yüzeyi ısısının 40-42 dereceyi geçmesine izin vermediği için cilt yanıklarına neden olmaz. Son derece güvenilir ve kontrollü bir uygulamadır. Çok yüksek derecelere ulaşıldığında bile deri yüzeyinde ısı hasarı oluşmaz.

J-Plasma cilt altında hedeflenen yüksek ısıya çok kısa sürede ulaşır. J-Plasma deri altındaki bağ dokusunda ani ve maksimum kontraksiyon oluşturur; bu etki uygulama sırasında anında meydana gelir; hemen gözle görülebilen bir ‘shock effect’ dikkat çeker. J-Plasma’ın yarattığı koagulasyon fibrozu oldukça incedir. Bu ince fibroz doku sayesinde uygulama yapılan bölgede sıkılık ve selülitsiz görünüm sağlanır.

J-Plasma’nın uzun dönem etkisi ise uygulanan yüksek enerji sonrasında başlayan iyileşme fazı ile ilişkilidir. Bu fazda parçalanmış kolajen matriksi yıkmak için aşırı yüksek derecede kolajenaz aktivesi başlar. Bu dermal yeni kolajen oluşumu 6 ay sürer. 6 ay boyunca gençleşme, sıkılaşma ve deri kalitesinde artış devam eder.

Deride istenilen sıkılaşma etkisini yaratmak için fibroseptal ağın ısısını 65 ile 85 derece arasına hızlı bir şekilde ulaştırmak bu ağın maksimum kısalmasına neden olur. Vücut şekillendirmede kullanılan cihazlarda daha önceki teknolojilerde ne yazık ki bu ısıya ulaşılabildiğinde deri yüzeyinde yanık ve doku ölümü riski son derece yüksekti. Bu nedenle önceki cihazlar 40 ile 60 derece arasında güvenli oldukları için sıkılaşma ve germe etkileri çok daha düşüktü.

Vücutta 2 anahtar ısı seviyesi vardır:

  • Deri yüzeyindeki ısı 47 dereceyi geçmemelidir.
  • Deri altında maksimum kolajen uyarımı için ısının 65 dereceyi geçmesi gerekir.

 

Deri yüzeyindeki ısı 47 dereceyi geçerse deride yanıklar oluşmaya başlar; o yüzden sıkılaştırma için kullanılan teknolojinin yarattığı deri yüzeyinin ısısı 47 derecenin altında kalmalıdır ki güvenli olarak deri sıkılaştırma yapılabilsin. Deri altında 65 derecenin altında kalan ısı fibroseptal ağda ani kısalma ve şiddetli yeni kolajen oluşumunu uyarmaz; bu nedenle deri altındaki ısının 65 derecenin üzerine çıkması gerekir. Kolajen uyarımı açısından en iyi sonuçlar 65 ile 85 derece arasındaki ısıda oluşur. Cihazların yarattığı deri yüzeyi ve deri altı arasındaki ısı farkı ne kadar fazla olursa sıkılaşma etkisi daha fazladır. Eskiden kullanılan vücut şekillendirme cihazlarında cilt yüzeyi ile cilt altı ısı farkı 15-25 derece iken J-Plasma da bu fark 45 derecedir. Bunun anlamı J-Plasma’nın diğer teknolojilerden çok daha etkili ve güvenli olduğudur. J-Plasma da deri altı dokusu çok hızlı ısınır ve ani bir hızla da soğur. Bu ‘Shock Effect’ fibroseptal ağda maksimum kontraksiyonu sağlarken deri yüzeyinin minimum ısınmasına neden olur. Bu nedenle J-Plasma çok etkili olmasının yanında çok da güvenilirdir.

 

Yağ dokusunun empedansı 3000 ve 3800 ohm arasındadır. Önceden kullanılan cihazlar maksimum 1000 ohm’a kadar empedans sağladığından yağ dokusu içindeki fibroseptal ağ için yeterli olmamıştır. J-Plasma enerjisinde hiçbir azalma olmadan 5000 ohm kadar tepe gücü devam ettirebilmektedir.

Önceki vücut şekillendirmede kullanılan Radyo frekans cihazları maksimum güce eriştikten sonra güç kaybetmeye başlayıp etkisi azalırken J-Plasma uygulama boyunca güç kaybına uğramadan rahatlıkla diğer cihazların ortalama 5 katı güçle çalışabilmektedir.

 Plazma enerjisi nedir?

Helyum gazı, Radyo frekans enerjisi ile birleşir ve plazma enerjisi oluşur. Helyum gazı oldukça güçlü bir gazdır ve insanda herhangi bir reaksiyona neden olmamaktadır. Plazma enerjisi deri altında bulunan bağ dokularında maksimum sıkılaşma sağlamaktadır. Plazma enerjisi lazer enerjilerinden daha soğuktur. Bu sayede de doku da yanıklar oluşturmaz. Deride oluşabilecek çekinti ve dalgalanma (ondülans) denilen düzensizliklere yol açmaz. Yani doku hasarı riski düşük ve çok güvenli bir teknolojidir.

J-Plasma’nın avantajları nelerdir?

  • Yüz, boyun ve vücuda uygulanabilir olması
  • Uygulanan bölgede deri çıkarımı yapılmadığı için büyük izlerin ve kesi olmaması
  • Hızlı iyileşme süreci
  • Güvenli bir uygulama olması
  • Cilt altında yanık yapmayacağı için deri yüzeyinde homojen görüntü
  • Sonuçların uzun ömürlü olması

 

Uygulama Bölgeleri:  

  •  Karın
  •  Sırt
  •  Bel
  •  Basen
  • Bacak içi
  • Diz
  • Banana hattı
  • Jinekomasti
  •  Gıdı
  •  Kol
  •  Selülit tedavisi için

J-Plasma diğer estetik ameliyatlar ile kombine edilebilir mi?

Diğer ameliyatlarla rahatlıkla kombine edilebilir. 3D Lazer Lipoliz gibi yağ dokusunun azaltılması işlemleri ile kombine edilerek hem uygulanan bölgede incelme sağlanır hem de J-Plasma ile yağların alınması sonrası gevşeyen sarkan deride sıkılaşma sağlanarak tatmin edici vücut şekillendirme sonuçları elde edilir.

 
Vücut Şekillendirmede J-Plasma’nın önemi nedir?

J-Plasma, gevşek ve selülitli cilde sahip olan; hızlı ve etkili sonuçlar isteyen, tek seansta kalıcı olarak minimal invaziv bir çözüm arayan hastalar için son derece idealdir. Hızlı ve fazla kilo kaybetmiş kişilerde özellikle bel- göbek çevresindeki sarkıklık ve gevşeklik için tercih edilmelidir.

J-Plasma sonrası iyileşme süresi nasıldır?

Hastalar genellikle birkaç gün içinde gündelik hayatlarına ve işlerine dönebilirler. J-Plasma ameliyatından sonra tam iyileşme; tedavi edilen bölgelerin boyutuna ve alınan yağ miktarına göre değişebilir. Operasyon sonrası ilk ayda daha sıkı ve gergin bir cilt görünümü hızla belirginleşir. Hedeflenen sıkılaşma ve cilt gerginliği 3 – 6 ay aralığında maksimuma çıkar.