Yağ Enjeksiyonu (Fat Injection) Nedir?

Mikrofat ve nanofat yağ transferi

Yağ enjeksiyonları estetik cerrahi uygulamalar arasında son yıllarda hızlı bir yükseliş göstermektedir. Bunun nedeni hem uygulama kolaylığı hem de uzun dönemli sonuçların başarısıdır.

Yağ enjeksiyonu;

1) hacim sağlamak için,

2) önceden yağ alınan bölgelerdeki sertlikleri azaltmak için

3) cilt kalitesi azalmış bölgelerde cilt kalitesini yükseltmek için

vücudun herhangi bir bölgesinden alınan yağların, başka bir bölgeye enjekte edilmesi yöntemidir.

 

Yağ enjeksiyonlarının hedefi vücudun her yeri olabilir.

Kaza sonrası veya doğumsal olarak hacim eksikliği olan bölgelere, önceden yapılmış yağ alma sonrası çökme olan bölgelere yağ enjeksiyonu yapılabildiği gibi memeyi ve/veya kalçaları dolgunlaştırmak için de yağ enjeksiyonu yapılabilir. Özellikle yaşlanma ile derialtı yağ eksikliğinin çok belirgin görülür olduğu el sırtlarına hacim sağlamak ve gençleştirmek için de yağ enjeksiyonu kullanılır.

Ancak yağ enjeksiyonunun sıklıkla hedefi yüz bölgesidir. Yüzde dudakların kalınlaştırılması, nazolabial çizgilerin azaltılması, elmacık kemiklerine dolgunluk sağlanması, alın bombesi oluşturulması, gözaltı çukurların azaltılması ve çene ucunun uzatılması amaçlanır.

Genellikle fazlalık olan yağlar alınırken( 3D lazerlipoliz ile), alınan yağların hacim kaybı olan veya daha fazla hacim istenen bölgelere verilmesi şeklinde yapılır. Uygulama sonrası vücut kontürü daha belirgin ve düzgün bir hale getirilir.

Yağ transferi için yağ alınan bölgeler genelde karın, bel veya bacak içleri veya diz içleridir.

Yağ enjeksiyonu için alınacak yağ miktarı oldukça değişken olabilir. Kalça büyütmek için 1000 cc kadar yağ kullanılırken meme büyütme için 500 cc yeterli olabilir. Yüze yapılan yağ enjeksiyonlarında ise yapılacak uygulamaya bağlı olarak 5-60 cc arası yağ kullanılabilir.

Kullanılacak yağ miktarına göre lokal veya genel anestezi ile uygulama yapmak gerekebilir. Az miktarda yağ kullanılacak ise uygulama lokal anestezi ile 30 dak.da yapılabilir. Ancak kullanılacak yağ miktarı fazla ise süre 1-2 saate çıkar ve uygulamayı genel anestezi ile yapmak gerekir.

Tüm plastik cerrahlar gibi ben de uyguladığım yağ enjeksiyonun başarısını artırmak için bazı şeylere dikkat ediyorum. Yağ alırken yağı ve dokuları hasarlamayan atravmatik kanüller kullanıyorum. Ayrıca yağın hava ile temas etmemesine ve kurumamasına azami özen gösteriyorum. Yağları düşük basınçla çeken ve özel toplayıcı kaplarda biriktiren sistem kullanıyorum.

Yağ greftlerinin boyutlarına göre 3 çeşit yağ transferi vardır: 1) Makrofat 2) Mikrofat 3) Nanofat yağ grefti

İlk ikisi hacim sağlamak için kullanılırken sonuncusu hacim vermek için değil cilt kalitesini arttırmak için kullanılır.

Son yıllarda trend olan “Brezilya Kalçası” (BBL-Brazilian ButtLift) yağ enjeksiyonu ile yapılır. BBL de karın, bel, sırt ve basen bölgelerindeki fazla yağlar alınarak hem bel inceltilip kıvrım oluşturulur, hem de kalça dolgunlaştırılıp daha dik ve  belirgin hale getirilir. Meme büyütmede ise özellikle memenin üst kısmı dolgunlaştırılarak dekoltenin daha hacimli ve güzel olması sağlanır. Bu tip yağ transferlerinde yağın inceltilmesi gerekmez ve yapılan esasen Makrofat greft uygulamasıdır.

Yüz ve el bölgesine yapılan yağ enjeksiyonlarında önce mikrofat sonra ise nanofat grefti tanımlamaları ortaya çıkmıştır. Makro yağ grefti kullanılması özellikle yüz gibi ince cildin olduğu bölgelerde sorun yaratmakta sertlikler, topaklanmalar oluşturmaktaydı. Bu nedenle bu bu bölgelerde uygulanması sorun yaratıyordu.

Makrofat greftlerin yüzde kullanılmasının yarattığı sorunlar Mikrofat greft uygulamasının geliştirilmesini sağladı. Bu uygulamada yağ özel filtrelerle birlikte bulunduğu bağ dokularından hem ayrıştırılır hem de boyutu inceltilir. İşlem sonrası yağlar 1,2 mm kanüllerden tıkamadan ve basınç uygulamadan geçebilecek hale gelir. Mikrofat greft El sırtı,nazolabial,alın,çene ve elmacık bölgesi gibi hacim vermek gereken yerlerde kullanılır. Mikrogreft yağ enjeksiyonları, hacim kaybını olan bir yüze yapıldığında volumetrik bir lift etkisi yaratır. Dolgunluk ve kontür geçişlerinde harmoni elde edilir.  cilt daha canlı ve daha güzel bir görünüme kavuşur.

2000’li yılların başında yağ hücrelerinin kemik iliği ve trobositler gibi önemli bir kök hücre kaynağı olduğu saptandı. Bu gelişme sonrası yağ transferi uygulamasında değişim olmaya başladı. Mikrofat yağ transferi sonrası nanofat yağ transferi geliştirildi.

Kök hücrelerin kemik iliğinden elde edilmesi zor ve travmatik bir işlem iken yağdan kök hücre elde edilmesi oldukça kolay olduğu için yağdan kök hücre elde edilip ve kullanılmaya başlandı ve uygulama sayısı hızla arttı.

Yapılan çalışmalara göre özellikle alt karın, göbek çevresi, uyluk içi ve diz içlerindeki yağlarda kök hücre miktarının daha fazla olduğu belirtilmiştir. Bu bölgelerden alınan ve özel filtrelerle  0.7 mm kanüllerden geçebilecek kadar inceltilen yağda canlı yağ hücresinin olmadığı emülsifikasyona Nanofat greft denir. Bu emülsifikasyonda bol miktarda Sitokin denilen madde bulunur. Sitokin denen madde Büyüme(Growth) faktörü açığa çıkmasını sağlayarak, uygulama yapılan bölgeye iyileşme hücrelerinin hücum etmesini ve hasarlı dokuların onarılmasını sağlar. Amaç hacim sağlanması değil cildin kalitesinin arttırılması, lekelerin azaltılması, rengin açılması, cildin canlandırılması ve gerilmesidir. Nanofat uygulamasını ile daha önceden yağ enjeksiyonu yapılamayan bölgelere ve deri katmanlarına da hücre verilmeye başlandı. Nanofat yağ enjeksiyonunda emülsüfiye materyal çok ince kanüllerle dermisin hemen altına verilir. Özellikle göz kapağı çevresi, boyun gibi ince deri alanlarına verilir. Lekeli, kırışık, incelmiş, kalitesi azalmış ve hasarlı görünen her bölgeye yapılabilir. Akne çukurlarının ve göz altı morluklarının azaltılmasında da iyi sonuçlar verebilir. Uygulamanın etkileri 1-3 ay arasında görülmeye başlar. 6 aylık süreçte deri kalitesi kayda değer bir şekilde iyileşir.

Hem hacim kaybı hem de cilt kalitesinde azalma varsa mikrofat ve nanofat yağ grefti aynı anda kullanılabilir. Nanofat yağ grefti her türlü yüz operasyonları, cilt soyma uygulamaları, cihazlı cilt gençleştirme uygulamaları, dolgu ve botox uygulamalrı ile birlikte kombine edilebilir. Tüm uygulamaların sonucunun daha iyi olmasını sağlar.

Yağ transferlerinde yağ hücrelerinin yaşamlarını sürdürmesi ve  istenen hacmi sağlayabilmesi için en önemli şart enjeksiyon yapılan bölgenin kanlanmasının iyi olmasıdır. Eğer bölge daha önceden herhangi bir şekilde travmaya maruz kalmışsa (liposuction, yaralanmalar v.b. )yada kişi sigara içiyorsa kanlanma miktarı ve kandaki oksijen içeriği azalacağı için yağ transferinin sonucunu bozabilir.